Cafcaf Mizah dergisininin Mayıs sayısı çıktı

Mayıs sayısıyla okuyucusuna merhaba diyen, Hür Tebessümün Kalesi Cafcaf dergisi yine dopdolu, yine şahane ve yine geniş içerikli. “Sözkonusu teferruat” logo altı yazısıyla “Sözkonusu vatansa gerisi teferruattır” cümlesine gönderme yapan Cafcaf özgürlüklerimizin vatan istismar edilerek çetelere teslim edilemeyeceğini vurguluyor.
Temel özgürlüklerimizin savunucusu ve çetelere karşı çıkan tek mizah dergisi konumundaki Cafcaf kapağında Tayyip Erdoğan ile Obama’yı konu alarak soykırım konusunu işlemiş.
Mizahta onurlu duruş: Cafcaf!
Cafcaf alanında tek dergi olduğu için zaten okuyucunun sevgilisi olmuş durumda bir dergi.
Küfre ve sapıklığa karşı onurlu duruşunu bilenlerin bu dergiyi hemen alası ve hemen iç sayfalarını karıştırası geliyor.
İç sayfalara şöyle bir göz atıyoruz: Usta Yusuf Kot’un uzun emek karşılığı yapılmış karikatürü karşılıyor hemen bizi bütün ihtişamıyla. Cumhuriyet mitingleri gözümüzün önüne geliyor. Daha sonra hemen büyük ustaya saygı diyoruz ve Ahmet Kesgin’in köşesini okuyoruz, sayfaların devamını getire getire büyük bir iştahla. Ustamız ne güzel de bahsetmiş ve değinmiş politik konulardan ve cuk diye oturmuş Atanmış ve Seçilmiş karakteri, Cafcafa renk getirmiş,soluk getirmiş. Eline sağlık Ahmet Usta!
En organik çizerler bu dergide!
Diğer politik karikatürleri okurken çok gülüyoruz hepsinde ayrı ayrı ve Gündem-Su ile gündem hakkında bilgi edindikten sonra; 4. sayfada yeni domates köşesi organik bir tad veriyor ağzımıza ve onu da şifa niyetine okuyoruz. Batıl Balina ile Salih Kılınç üstadımız ise Az Ünlü Adam yazısıyla gönlümüzde internet tadı bırakmaya devam ediyor. 5. sayfada ise doyulmaz bir Sulu Köfte ziyafeti var. Ve tabii ki tahmin ettiğiniz gibi Çağrı Cebeci gibi bir ustanın kaleminden. Ben somurturum gülmem diyenlere reçeteli ilaç gibi geliyor bu köşe. Gavur İcatları Antolojisi Köşesi yine her zamanki mistik ve enterasan tarzıyla gülümsetiyor bizleri yine 5. sayfadan. Kalemine sağlık diyoruz Bülent Akyürek hocamıza ve soyadı gibi olan yüreğine de.
Niyazi Çol İsmet Özel‘in bir dizesini okudu ve coştu!
Puantiye köşesinde Gülsüm Kavuncu 10 tam puan alıyor bizden hem de yıldızlı. Yok böyle bir köşe, dedirtiyor ve parmak ısırttırıyor. Takdire şayan bu kızın yaptıkları ve mücadelesi inanılmaz. Yine nefis olmuş köşesi. Tebrikler Gülsüm!
Hesap Adamı köşesi Yusuf Kot ve Ahmet Altay iki üstadın kafa kafaya verip hazırladıkları bir köşe. Değişik ve nükteli bir köşe olarak orijin izlemiş ve çok başarılı olmuş gözüküyor. Gönüllerde taht kurmaya aday. Niyazi Çol’un köşesine ne desem bilemiyorum. Haddimize düşmez ama Hocamız yine kendi dünyasından haksızlık ve çarpıklıklara olan tahammülsüzlüğünü ve de inandığı davasını ustaca özgün bir dille anlatmış Cafcaf okurlarına. Çizgiler ve kalite olarak mükemmel. Onlara zaten bi lafımız olamaz.
Cevap Veremedi köşesinde özeleştiri!
Gezinmeye devam edince Sizden Gelenler köşesi yani okuyucuları Cafcaf’In yine ilginçliğini ve bir o kadar hoş ve güzelliklerini muhafaza ederken sayfayı çevirince Volkan Akmeşe’nin köşesi çıkıyor karşımıza: Cevap Veremedi! Volkan Akmeşe bu! Okuyucuyu bulmuş durur mu; yine kırıp geçiriyor tabii Cafcafcıları kendine özgü tarzı ve esprileriyle.
Büyük yazarlar bu dergide!
Vee Hamza Meczup amcayla güldürürken bizleri harika şeyler söylüyor. Ömer Faruk Dönmez yani öykümüün bu büyük ismi yine başka alemlere götürüyor bizi, başka sularda yelken açtırttıyor 4 yıldır dersaneye giden İHL’li Hamza karakteriyle. Atanmış ile Seçilmiş’in maceralarını soluk soluğa okumaya devam ediyoruz bu arada. Behlül Balkan bizi gülme komasına sokup çıkarıyor. Tam bu şoktan kendimize gelmişken Kağıthane Panteri Önderle bir şoka daha giriyoruz. Önder konu yelpazesini genişletmiş gözüküyor bu sayı. Serhat Albamya’nın romantik hikayesi gerçek bir temele dayanmasa da insanı kırıp geçirme temellerine ve amacına dayanıyor olabilir. Tikli kız hikayesi çok güzeldi Sehat Hocam, Tebrikler… Ense Kökü ile Egemen Güvenışık bu işi biliyor. Hakiki bir usta ve köşesi hakikaten kaliteli esprilerden oluşmakta.
Vee Murat Menteş bu dergide ismi bile yeter diyebileceğimiz yazarlardandır. Cafcaf yazarları bakımından çok güçlü bir dergi. Usta kalemler bu dergide. Faruk Günindi’nin köşesi Matrakçı ve Ümmetini tanı bölümü nefis üstü harikulade, pilav üstü döner gibi desem kızar mı acaba?! Başka diyecek laf var mı ki! Ehl-i Keyfde ise Ebru Zeynep dergide yeni başlayan genç bir çizer, hayırlı olsun diyoruz. Çizgisini, tarzını üslubunu çok beğendim. Bayağı ustaca görünüyor. Kendisine nice Cafcaflı yıllar diliyoruz. Derginin en sevilen çizerlerinden Yasir Eryılmaz Çekoslovakyalılaştıramadıklarımızdanmış. Geyik yine her zamankinden muhteşem olmuş, tebrik ederim. Otacı Zahter ile zemzem kuyularında bir müddet mola verdikten sonra, Turgut Yılmaz üstadımızla şöyle huzurlu bir gün geçirmek için onun dünyasına, onun sokağına yani Huzur Sokağına doğru yol alıyoruz, kendimizi orada bulunca da alacağımız feyiz gecikmiyor büyük ustanın kaleminden. Cımbızcı Cafer’in makinalar ile ilgili mekanik aksamlı yazısını bir çırpıda hevesle okuduktan sonra Cımbızcı Cafer’in büyük kalem üstadı İbrahim Demirci olduğunu hatırlatmam lazım. .Mehmet Keskinkılıç ustamızın güzel Anayasa karikatürü çarpıyor gözümüze. Hocam seni Cafcafda daha sık görmek istiyoruz artık. Kelime esprilerini özledik, dön artık.
Mc Donald uçuran Tırcı!
Tırcı Balabanla Volkan Akmeşe yine bizi Balaban’ın dünyasına götürüyor. Yüksel Bayram ise absurd dünyasında konuk ediyor bizleri ve güldürmeden bırakmam diyor, Yok öyle kurtulamazsınız elimden. Ahmet Altay’ın köşesi birbirinden muzipliklerle dolu okumadan olmaz! Ben okudum gülmekten patladım. Betül Zarifoğlu Koç yine zarif ve güzel bir yazı yazmış, karşı olmanın zevkine varıyorsunuz üstadla. Gülme Duvarında Cihangir Bayburtluoğlu yine döktürmüş nefis bir anlatım ve üsupla. Anlatım o kadar sade ve güzel ki insan okudukça okuyası geliyor. Yavuz Girgin’e söylenecek laf yok. Bu Azami hızda gidersen sen Türk Karikatür tarihine bile geçersin sevgili Yavuz. Maaşallah… Bir çift lafım da Mustafa Yavuz hocam’a; hocam siz hakikaten bir dehasınız. Çizgi roman tarzında karikatürleriniz bence gerçekötesi mükemmel. Kutlarım hocam..
Amatörlerin dostu!
Cafcaf kamera arkası bölümü bu sayıda başlamış, apayrı bir güzel olmuş, burayı çok beğendim. Devamını bekliyoruz. Müellefe-i Kulub köşesi Amatörleer, acemileer! Umudunuzu kaybetmeyin gün doğmadan neler doğar. Sabah namazınızı kılın ve Allaha: Ey! Kapılar açan Allahım bana da hayırlı kapılar aç diye dua edin ve çalışmaya başlayın. Bir usta tavsiyesi, Yusuf Kot’u dinleyin o size yol gösterir. Amatör karikatürcüde olduğu gibi…Veee son olarak da Kılavuz köşesi; sayın Yusuf Kot’a söylenecek hiçbir sözüm yok diye düşünsem de hadi bir iki laf edeyim onunla ilgili edeple ve onun affına sığınarak; hocam size ve sanatınıza gerçekten hayranız Cafcaf okurları. Derginin en sevilen köşesi. Türkiye’de böyle bir çizer, bu kalitede, birikimde bir çizer kesinlikle yok!
Bütün Cafcaf yazar ve çizerlerine bizlere böyle güzel bir hazine sundukları için en derin saygı ve hürmetler!
Cafcaf’ı tüm bayilerde bulmak mümkün. Ahlaki kaygıları olan gençlerin tek mizah dergisi Cafcaf’a müteşekkiriz!
Cafcaf Aylık Mizah Dergisi
0212 274 80 22
Önder Yavuz bildirdi

Cafcaf Mizah dergisininin Mayıs sayısı çıktı için 15 yorum

  1. sayın caf caf yetkilileri;

    derginizi islami hassasiyetleri olan bir dergi olarak gördüğüm için okuyorum. bazı noktalarda eksikliker olsada bana göre oldukçada kaliteli bir dergi fakat; nisan sayınızda muhterem erbakan hocam ile yayınladığınız karikatür hiç de hoş olmayan bir karikatür olmuş . muhterem hocam yapılan haksızlıklar sonucunda geri verilen siyasi hakları güya eleştirmişsiniz belki erbakan hocamın siyasete dönmesi siyonistleri üzer ama aynı düşünceleri paylaştığımızı düşündüğümüz bir yayın organında böyle bir tavır doğrusu hiç hoş değil. ayrıca bir yazarının terbiye sınırlarını zorlayarak ” erbakan hucufendu” gibi saygısız küstahça ve alay edercesine ifadeler kullanarak aklısıra muhterem hocamın kıravatıyla dalga geçmektedir. sayın yazarın acaba kendisi hangi marka kıyafetler giymektedir. ayrıca muhterem hocamı adını ağzına alırken kendisinin kim olduğunu ve kimin hakkında konuştuğunu bilmelidir. son olarak bu şekilde milli görüş camiasını ve onun muhterem liderini aşağılayıcı aydın doğan medyası tavrınızı devam ettirirseniz korkarım ki derginizi biraz zor satarsınız. selam ve dua ile.

  2. evet aldım tamamını okuyamadım ama yine hariika …….Ahlaki kaygıları olan gençlerin tek mizah dergisi Cafcaf’a müteşekkiriz!…sağolun varolun….

  3. cafcaf’ta bize dair eleştiriler (özeleştiri) muhakkak olmalı. ama üslup önemli. inşaAllah cafcaf güzel bir üslupla bütün İslami cemaat ve oluşumlara partilere vb. özeleştiri getirebilir. bunu başarabilmesini cânı gönülden isterim.

  4. merhaba bir önceki yorumumda sehven nisan sayısı demişim. mayıs sayısı olması gerekiyordu.düzeltir yorumumu kesmeden yayınladığınız için teşekkür ederim.saygılarımla.

  5. aboneyim daha gelmedi heyecanla bekliyorum…

  6. Cafcaf’sever Facebook üyeleri..
    Facebook’taki sayfamıza da bekleriz.. =))
    Daha fazla insana ulaşmak adına..

    http://www.facebook.com/pages/Istanbul/CafCaf-Mizah-Dergisi/72572397235

  7. Mehmet Yigit Tan

    Degerli yazarlar cizerler, Cafcaf dergisi calisanlari,
    Insanlarin tabiiki siyasi gorusleri ve hassasiyetleri vardir , olacaktir, olmalidir.
    Yalniz dini duygular, politik , siyasi kaygilarla hazirlanan calismalar, yapilmaya calisilan mizah vb. basarili olmamistir, olmasi da mumkun gorunmemektedir.
    Mizahci, oncelikle bagimsiz dusunmeli, olaylara sadece humanist pencereden bakmali ve insana aykiri olan herseyi elestirmeli, dogal ve guzel olan herseyi savunmalidir.
    Yaptigi islerde kendine veya dusuncesine yakin kisileri kirma kaygisi,korkusu vb. tasirsa basarili olmasi mumkun degildir.
    Cemaat yayinlari o cemaatin uyeleri tarafindan ‘sadece destek olmak’ amaci ile alinirlar.
    Onemli olan her kesimden insana -sizlere-sinirlense bile satabilmektir (ama illa da satabilmek, birilerinin para verip alamasi)
    Bu yazdiklarim sadece islami kesim icin degil sol, Marxist kesim icin de gecerlidir. Ayni kaygilarla hazirlanmis sol-sosyalist mizah dergileri de basarili olamamislardir.
    Girgir dergisi soylediklerime (olumlu anlamda) cok iyi bir ornektir. Girgir Turkiye’ de toplum tarafindan sevilerek okunmus bir mizah dergisidir. Elestiren, begenmeyen, hoslanmayanlar bile duzenli olarak alip okumuslardir. Basarinin olcusu bence bu olmalidir..

    Kolay gelsin

    M.Y.Tan

  8. mayıs sayısı çıkmış demek. bize bu ay dergiyi görmek nasip olmadı ..abonelik dağıtımlarında sorunlar olsa gerek. geçen ay çok geç geldi diye düşünmüştüm bu ay onu da göremedik henüz:)

  9. Ben üniversite öğrencisi bir gencim, 22 yaşındayım :) . Dergiye bağımsız çıkmasıyla birlikte abone oldum ve birçok arkadaşımı da abone yaptım. ilk sayılarda hayal kırıklığına uğradımı itiraf etmeliyim, ama zamanla daha özenli daha komik olmaya başladı dergimiz :) ,ayrıca yazıların da manevi bir havası var insana kulluğunu hatırlatıyor. Hem güldürüp hem irşad etmesi çok hoşuma gidiyor derginin. Sonuçta kimse hemen mükemmellik beklemesin. Ben şu an hepimizin destek olması gerektiğine inanıyorum. Ben aboneyim ama inanın gezerken gördüğüm bayilerden ayda en az 4-5 dergi alıyorum sonra arkadaşlarıma veriyor onlara da almalarını tavsiye ediyorum. Allah razı olsun emeği geçenlerden. Elbette eksikleri ve yanlışları olabilir ama bence bu dergi çok önemli bir boşluğu dolduruyor ve zamanla hak ettiği yeri alacak bundan hiç kuşkunuz olmasın. Selam ve dua ile…

  10. rıdvan tekcan

    hepinize selamlar ederim önce kardeşlerim

    bu derginin getirdiği güldürü bereketi için minnettarım desem yeridir. bazı sorunlar var aslında esprilerde, ama ben bugüne kadar diğer mizah dergileri için hissetmediğim, hissedemediğim bir gönül bağını bu dergi bana “bak işte ben senin derginim, kardeşinim, rencide etmem seni” diyerek kuruyor benle.

    kapaklara daha bir özen gösterilse, aylık değil bari onbeş günlük olsa bu dergi çok can yakacak inanın bana. neyi eleştirdiğini şaşırmış kör saldıggan küstahlığa dönüşmüş şeyler az çok her mizah dergisinde var ama cafcaf’ta yok işte, eleştirdiğinin de hakkına hukukuna riayet ve insanca saygı hissediyorum ben hep.

    bir de sorum olacak aslında hazır buraya dalmışken: bende derginin ilk iki sayısı yok, işe bakın ki çevremde kimsede de yok. ama dergiyi tam tanımamışken başkasının elinde gördüğümde bir resimliroman vardı diye hatırlıyorum o ilk sayılarda, daha gerçekçi çigili. bu işlerle en az ben kadar uğraşan bir arkadaşım bana zombistan’ı çizen cem özüduru cafcaf’ta da çizmişti o sayılarda dedi, bu arkadaş gerçekten derginin ilk başlangıç kadrosunda var mıydı merak ettim, çünkü zombistan’da öyle birşeylerden hiç bahsedilmiyor. (ama ordaki öykü de aslında cafcaf’a yakışır bir eleştiri taşıyor o yüzden belki odur dedim) eğer o değilse bana söyler misiniz ilk iki sayıda gerçekçi resimliromanı çıkan sonra ayrılan kim var sizden?

    bir de ben kendim gerçekçi tarz bir şey deniyorum inşallah bir gün çalacağım kapınızı :)

    selam eder, bereketin devamını dilerim.

  11. Cafcaf mizah dergisini iyi bilirdim lakim mayıs 2009 sayısı beni çok şaşırttı. “Erbakan hucufendi” dalgasına takılmadım ama “Allah’a bile güvenmeyeceksin” dalgası neyin nesi oluyor. Cafcaf ne yaptığının farkında mı? Lütfen çarşafa dolanmayın!

  12. merhaba sayın yetkililer. mayıs sayısındaki hatalarla ilgili tepkiler yavaş yavaş gelmeye başladı. bu tepkileri göz önüne alarak bundan sonraki sayılarda daha dikkatli olacağınızı umuyorum. dergi bu alandaki büyük bir boşluğu doldurduğu kanaatindeyim. Bu hatalar giderildikten sonra derginizin çok satacağından eminim. ben bulunduğum her ortamda reklamını yapıyor herkese tavsiye ediyorum bilginiz olsun. baki selamlar.

  13. sayın cafcaf yetkilileri cafcafın mayıs sayısı hala elimize geçmedi.. haziran saysısıyla beraber mi gelecek..

  14. mızah a yenı bı renk moral fm e konuk oldugunuzda fark ettım dıger mızah dergılerı yuzunden mızah dergısınden nefret eder olmustm sonra sız canlı yayındayken sıtenıze gırıp baktım gercekten sızınde prog dedıgınız gıbı muslumanız ,namaz kılıp oruc tutuyoruz hersey kufur yada argo yada cınsellık degıl cok tsk edıyorum sevıyelı bır mızaha ıhtıyacımız vardı ve sız bu acıgı kapatabılıyosunuz… “dınımı yasayarakda gulebılırım ” dıyebılırız

  15. Daha önce Caf caf’ı bilmeme rağmen siteye girmek aklıma gelmediği için eseflen kınıyorum kendimi :) İş, görüş, düşünce vb. vs. ne olursa olsun eleştiri yağmuruna tutulsa bile, anlatılmak istenilenin özünü yakalayanlara ulaşmak veya sadece içten gelerek kendinden ödün vermeden ayakta kalabilmek herkesin harcı değil :) Valla ben ayakta alkışlıyorum sizi ve kendimi bir kez daha eseflen kınıyorum :) Yolunuz açık, kaleminiz daim olsun…

Yorum yapın

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>