Çok şey mi istiyoruz?
Cafcaf Mizah Dergisinin 17 ay boyunca logosunun altına yazdığı Cafcafaltı Yazıları arasında en beğendiğinizi öğrenmek istiyoruz. Çok şey mi istiyoruz?
[poll=2]
Not: Daha önce de böyle bir anket yapmıştık. 12 sayının ardından aynı soruyu sormuştuk. “Biz zaten cevap verdik” diyorsanız siz bilirsiniz tabi. Ya da gelin geçmişe bir sünger çekelim. Haydi Türkiye, hep beraber. Çııktık aaçık alıınla… Löylöy löy löy…






05 Eylül 2008 - 17:22
Büyük boşluğu dolduracaksınız…Ocak 2008 ayı genç dergisi eki olarak aynı durumda yayınlacacaksa… rezalet…kendinizi en kısa sürede CINGAR,DEVE ve USTURA seviyesine çıkartmanız gerekiyor…ama düzelebileceği inancı ile sürekli alacağım…
Gerçekhayat abonesiyim…aynı kanalla dağıtım yapabilirsiniz…size iğne dolu çuvallar gönderebilirim…arzu ederseniz…başarılar…
06 Eylül 2008 - 17:39
Sayın Fuat Kabacı Bey,
Dikkatli okurlarımız bilirler; bizim Ocak 2008 sayımız hiç olmadı…
08 Eylül 2008 - 17:01
evet farketmiştim.
iki tane aralık 2007 sayısı çıkmıştı sanırsam!!!
—
“rezalet….”
tabi canım rezalet!!
o yorumun o kısmı rezalet!
genci de seviyoruz cafcafı da kardeşim.
niçin bunu sindiremiyorsunuz?
..
ayrıca..
islami mizah, sadece chp ye saldırmak değildir.
sadece anti laik rol oynamak değildir.
uç kuruşluk ilmihal bilgisi ile islamcı da olunmaz… bunlar ne yazık ki yumuşak karınlarımız..
genç dergi ve ekibi, islami mizahın her ne kadar “mizah” kısmında” olmasa da “islami” kısmında yoldaşlık yapacakken, cafcafımızın ayrılık ayrılık deyu tutturmasını anlamış değiliz.. hatta asıl rezalet olan bence, cafcafta ara sıra gencimizin yöneticilerine ufak ufak arkadan vuran çizgilerdi..
cafcafa kucak açan, ona destek duran, maddi olarak bir yana manevi-islami olarak da destek olabilecek bir genc ve ekibi varken onu bırakmak … çok olumlu durmuyor..
ama cafcafı, asım abinin heyecanını coşkusunu seviyoruz yine de..
abone olacağım.
belki yarın, belki burslar başladıktan sonra..
08 Eylül 2008 - 17:35
olsaydı iyi olurdu ama
10 Eylül 2008 - 13:18
Cafcaf Genç ekiykenki halinden en az 4kat daha güçlü daha esprili olmalı diyorum. Çünkü haftalık mizah dergisi çıkarmak herkesin harcı değil. Büyük usta Asım Gültekin dergicilik konusunda çok tecrübeli bir isim inşallah cafcaf başarılı olacak.
cafcaf da niye yıllık abonelik yok iş yerlerini abone etme noktasında yıllık abonelik daha etkili olur. biz çeşitli kitapkafe benzeri yerleri abone etmek istiyoruz bu noktada bir yıllık abonelik açılabilir. ama şu da var dergi kitapkafede de satılacaksa abone olması kötü olur:)
11 Eylül 2008 - 14:00
Cafcaf dergisini her hafta okumak için heyecanlanmaya başladım bile… Sabırsızlıkla bekliyorum, Türkiyede alınabilecek ve okunabilecek tek mizah dergimi…
14 Eylül 2008 - 03:34
İşte siz bu yüzden başaramıyorsunuz.
Hangi yüzden mi?
Eleştiriye gelememek.
Bakın yukarıda biri demiş ki Hem genç dergisi bünyesinde çıkıp hemde ona ufak ufak dokundurmak (ben edeplisini yazdım)
Bir mizah dergisi gerekiyorsa destekçisine de hocasına da patronuna da herkese de dokundurur. Hatta mizah okurunun en çok bu hoşuna gider. Gırgır’ın Gırgır olduğu zamanda genç çizerler özellikle Oğuz Aral’a sık sık dokundururdu okuyucu da buna bayılırdı.
Sizin çıkmanız için destek oluyor sizin çıkmanız için para harcıyor o halde saygıda kusur etmeyin el pençe durun bu mudur istenen? işte tam da bu ümmet zihniyetidir.
Ustura neden kapanmıştı? Enver Ören’e dokundurdu diye yapılan baskıyla.
Ne oldu sonra? Enver Ören aldı başını gitti bir taraflara olan sizin uztura derginize oldu.
Örneğin şimdi deniz feneri davası var, siz ergenekon a dokundururken diyelim bir sebep gördünüz içinizden geldi beyninize kalbinize kulak verip bir de deniz fenerine değiniverdiniz azıcık dokundurdunuz… Ne olacak? Bir anda okurlarınızın en az üçte biri sizi lanetlemeye başlamazsa yüzüme tükürün.
Olmaz kardeşim evet Allah müslümanlara mizahı da gülmeyi de yasaklamadı ama bu ümmetçi bakışla şükrancı duygularla ve göbek bağlarıyla mizah işi yürümezzzz…
Bakalım kaç sayı kaç yıl gidecek göreceğiz hayırlısı olsun diyelim.
14 Eylül 2008 - 04:46
Sayın Harun Karabatak bey,
Dergi çıkar çıkmaz size dokundurmamızı ister misiniz?
14 Eylül 2008 - 13:21
Çok sevinirim, dilediğinizce dokundurabilirsiniz. Bunu bir tehdit gibi söylemeniz çok mizahi olmasa da başbakan’ı örnek alan bir davranış şekli aferin. Büyükleri örnek almak iyi(mi)dir yada her büyük gerçekten büyük müdür?
Fakat bu ülkede bu kadar sorun varken ve dile getirilip dikkat çekilecek bu kadar kişi kurum kuruluş sorun içerisinde sizin camianızın hoşgörülü olmamasından dem vuran benim öne geçip derginizde yer almam bu ülkeye ve sorunlarına haksızlık gibi gelmeyecek mi size de?
Kararı siz verin ve diliyorsanız sizi ve okurlarınızı mutlu edip katharsiz olacaksa bana dokundurun. Diliyorsanız gereken soru ve dökümanlarımı yollayayım yoksa malzeme sıkıntısı çekersiniz 3 satır yazımla bana dokundurmakta.
Laik değilim Laik bir ülkenin müslüman vatandaşıyım
Atatürkçü değilim Kemalist hiç değilim zaten Kemal-izm diye bir izm olduğunu da düşünmüyorum
Ergenekoncu darbeci Aydın doğancı asla ve kati değilim hayatım onlar gibilerle mücadeleyle geçti
AKP, li Saadet’li, CHP’li kısaca mevcut partililerden değilim
Şimdilik bu kadar merak ettiğiniz varsa sorun yazarım
Hadi bakalım dokundurun bana ne bilip ne dokunduracaksanız.
Çevrenizdeki insanlar hoşgörülü değil ve hoşgörü olmayan yerde mizah yürümez dedim demem dokundurmanıza yettiyse varın alın çalın beni duvarlara ama komik olsun da gülelim bari.
Sevgiler
14 Eylül 2008 - 21:47
Harun Karabatak dostum Ümmetçi kelimesini kullanırken Bismillah demelisiniz.
Birilerinin önünde el pençe durmak ümmetçi bir zihniyet olarak yorumlanamaz.
Yorumlayan ya Ümmetçi nedir bilmiyordur ya da koyu bi laikçi/faşisttir.
Kısacası Ümmet kelimesi dini bir kavramdır. Bu kelimeyi, olumsuz çağrışımlar yükleyerek kullanmanız düşünce özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilmeyip hakaret olarak algılanır. Kısacası Efendimizin yoluna tabi olmak koyunluk değildir diyoruz. Konuyu dapıtmanıza yardımcı olduğum için özür dilerim.
Cafcaf dergisinin müstakil olarak çıkmasına çok seviniyorum. Dindar insanlarında bir Mizah dergisi olacak Fena mı?
Ben ankette güle güle ölen dergi şıkkını işaretledim.Çünkü bu slogan derginin içeriğine dair ipucuda veriyor.Ama bana başka bir slogan sorarsanız ben derim ki:
Allah Rısası için Güldüren derg
Hem safını belli etmiş olur değil mi?
İnşallah çok başarılı bir dergi olacak bu dergi.
Param olursa ben de Bilgisayar dergisi çıkaracağım.
Bu konuda da dindar insanlar çok eksik.Teknolojiye çabuk adepte olup bize yobaz,çağ dışı diyenleri morartmamız gerekir.Ama İslami Sohbet diye anılan sanal çöpçatan sitelerde teknoloji öğrenilmiyor maalesef. O sebeple ben müsatakil bir PC dergisi çıkaracağım.Gençer bu tip şeylere rağbet ediyor.
Ben de o dergide bazı bazı dini hikayelerin teknolojik uyarlamalarını yapıp saf ve temiz laikçi gençleri kafalamaya çalışacağım.Yaşasın misyonerlik.
15 Eylül 2008 - 00:19
Laik, laikçi kelimeleri kelimelerin özünü bilmeyen toplumumuzdan dolayı karikatürize oluyor ve karikatürize kullanılıyor. Daha pek çok kelime de öyle. Burada benim kullandığım ümmet-ümmetçi kelimeleri de ulvi anlamda ve gerçek olması gereken anlamdaki karşılığı değil, toplumda yer ettiği karikatürize olmuş deforme olmuş anlamıdır.
Elbette Allah’a ve peygambere sorgusuz sualsiz itaat esastır (anlamaya ve anlamlandırmaya çalışmak için kafada oluşan sorulara yanıt aransa da itiraz yada değiştirme hakkı yoktur. Ama onlara mahsus bu itaatin adeta din önderiyim din adamıyım hatta dinciyim diyen herkese tanınacak kadar yaygınlaşması işte bunun deforme olmuş ve belki de son derece riskli olanıdır. Kastım budur.
Kuran’daki bir tek cümleyi eleştirme değiştirme sorgulama hakkımız yoktur ama dini kesimin yayınlarını gazetelerini parti programlarını dergilerini anlattıklarını ve her bir şeylerini sorgulama, eleştirme gerekiyorsa yere çalma hakkımız vardır. Yoksa bir gün gelir ki doğru diye yanlışın peşinden gider olmuşuz sürüler halinde.
İşte bu ahval ve şerait içerisinde şimdi yeniden ele alırsak Genç Dergisi’ni Cafcaf’cıların eleştirmek de yere vurmak da hakkıdır Genç dergisi kutsal kitap onun sahipleri yayıncıları da kutsal şahsiyetler değildir. Gerekiyorsa patronunuz haminiz dahil herkesi eleştirebilmelisiniz. Hele ki mizahçılar tam da bunu yapabilmek için varlar.
Dindar kesimin bir dergisi olması fikri bana yadırgatıcı gelmiyor. Zira diğer dergileri açtıklarında kendilerinin de gülüp düşüneceği unsurlara rastlasalar da karşılaşmak istemeyecekleri cinsel küfürsel objelere çizimlere yazılara rastlıyorlarsa tabi ki bunlardan uzak durmayı ve dolaysıyla mizahtan kopmayı yaşayacaklar. Bu nedenle varsın bu kesimin gülmece dergisi olsun. Bu dergiyi oluşturacakların istek ve kararlılığı da ortada ve takdir de ediyorum. Benim kuşkum hitap edeceği kitlenin hoşgörüsü yada hoşgörüsüzlüğü üzerinedir.
Sizi ben çağdışı asla görmüyorum. Aksine çağın nimetlerini en fazla sizler kullanmaktasınız. Artık şeytan icadı bu deyip matbaaya saldıran yada endüstrileşmenin önüne dikilen bağnazlık ve düşüncesizlik kalmadı. (Bunu sadece İslam dünyasını kastederek yazmadım benzer tepkilerin çok daha fazlası hıristiyan aleminde de yaşandı feodalizmden kapitalizme geçerken)
Ev et şimdi tam tersine sizler en fazla teknolojiyi kullanan kesimsiniz. En çok radyo, en çok TV kanalı, en çok matbaa, yayın sizde maaşallah.
Bu konuda şimdiye dek bir sorun vardı. Mevcut yayınlarınız radyo TV gazete ne kadar çok olsa da hep aynı kitleye, zaten size yakın düşünen kitleye hitap ediyordu. Neyse ki şimdi bu konuda bir takiye medyası da oluştu. Görüntüsü içeriği, programları dindar kesim için değilmiş gibi süren ama gerektiği anda gerektiği dozda kullanılan bir boyalı medya grubu da oluşmaya başladı.
Örneğin ATV
Başbakanın damadı mıdır, koza davetiyelerinin sahibi midir, çalık gurubumudur her kim almışsa Sebetaycı olarak bilinen Dinç Bilgin’lerle kıyaslanınca size daha yakın bir dindar kesim almıştır değil mi? Ama bakıyoruz ki üç beş ay geçmesine karşın hala burada paparazziler, magazin programları, yozlaştıran bir sürü program sürüyor. Yani ATV değişmemiş görüntüsü ile size yakın kitlenin dışında kalan geniş bir seyirci kitlesini seyirci olarak tutuyor. Ta ki ne zaman kullanılıyor? Haberlerde Ergenekon’a, CHP’ye yani hükümetin karşısında yer alan güçlere karşı haber yapılırken kullanılıyor. Yani amaç ne? Biz zaten kendi dergilerimizi TVlerimizi okuyanlara ulaşıyoruz ATV yoz kitleye seslenmeye devam etsin ama işte gerektiğinde o kitleyi de etkileyebilelim.
Şimdi dindar olarak adlandırılan bir iş adamının sahibi olduğu kanalda paparazzi , magazin vs türü programlarla çıplaklar sergilemesi sürerken mizah dergilerindeki çıplaklığı eleştirmek de ne kadar doğru bunu da düşünmenizi salık veririm. Takiyenin bile bir ölçüsü ve ahlakı olmalı değil mi kardeşim?
dinsel kesime hitap eden Teknoloji dergisi çok gerekli gelmedi bana. Sonuçta bunlar PCWorld gibi dergiler var ve orada size ters bir şey olacağını sanmıyorum. Hangi işlemcinin performansı nedir, hangi yazıcı bilmemneyle uyumludur gibi tamamen teknik konularda değil kendi ülkenizin teknokratları dünya ile entegre olunabilir. Çok da fazla kendi içinize kapanmamanız iyi olur sanırım.
15 Eylül 2008 - 06:59
Hımm.Harun Batak dostum,şimdi yazdıklarınıza bir sözüm yok. Yukarıda itiraz ettiğim şey Ümmetçi kelimesine yüklediğiniz anlamaydı. Ama siz de şimdi Ümmet kelimesinden kastınızın farklı olduğunu söylediniz ya problem kalmadı diyelim de laf uzamasın. Hadi Dinsel kesim diye adlandırılan bir kesim olduğunuda varsayıp “dinsel kesime hitap eden Teknoloji dergisi çok gerekli gelmedi bana” cümlesiyle başlayan düşüncenize itiraz edeyim. Pcworld gibi dergilere itirazımız var. Çünkü ben Aydın Doğan’ın sattığı dini kitabı bile alıp ona destek olmayı istemem. Ama maalesef bu tür dergi piyasasında da Doğan’ın payı çok büyük. Bu dergilerin içinde ki içki vb. reklamlara itiraz etmeyeyim çünkü çalık grubu dediğiniz gibi “ya beni de eleştir ya sus” moduna getirdi biz müminleri. Zaten bu dergileri de beğenmiyorum ben. Çünkü hepsi haber bülteni gibi. Yeni çıkan şeylerden bahsediyorlar. Banane kardeşim yeni çıkan şeylerden.
Hayır banane değil de derginin %80i yeni çıkan şeyler vs…
Bana webden nasıl para kazanacağımı,nasıl daha çok kişiye ulaşacağımı,googlede nasıl üst sıralara çıkacağımı anlatmıyor. Ya da yalandan yere yılda bir kere anlatıyor. O yüzden bu alanda iyi bir webmaster dergisine ihtiyaç var. Hem de İslami Tekno gibi bir isimle çıkarsak tutarız. Sanal Mücahid üretim merkezi gibi bir şey tasarlıyorum. İnternet alemini ele geçireceğiz(Feth edeceğiz).
Aydın Doğan’ın medyası varsa bizim de sanalımız olacak. Gençleri kafalamamız gerek. Bunun da en iyi yolu mizah,teknoloji,video,resim gibi alanlara yoğunlaşmak. Çünkü hepsi nefse hoş geliyor.
15 Eylül 2008 - 08:31
Sa
Yurt dışı abone ücretini de belirtirseniz fena olmaz. Şu hangi il sorusu da biraz geri bir soru galiba değil mi.
Başarı ve hayır dileklerimle…
15 Eylül 2008 - 11:04
cafcafaltı yazısı olmasını umacağım hiçbir cümle bulamadım ben, yukarıdaki örneklerde.
daha iyi öneri getirebildiğimi söyleyemem ama ilk aklıma gelenlerden bir kaç tane eklemek istedim;
- artık laflama. cafcafla!
- mizanlı mizah
- alenî nükte oku taarruzu
15 Eylül 2008 - 17:34
@ azad
Yurtdışı abonelerimiz için değişik bir iyilik düşünüyoruz. Onun hakkındaki çalışmalar devam ediyor.
Hangi il sorusu bizim abone takibi işimizi çok kolaylaştırıyor. Böylece hangi ilden kaç abone olduğunu sahurdan önce uyuyabilecek şekilde sayabiliyoruz.
15 Eylül 2008 - 20:09
Kaan Coşkun arkadaşa
Son dönemde Aydın Doğan adı çok geçtiği için evet o ön planda görünüyor ve antipatini topluyor. Ama fena halde yanılmaktasın arkadaşım
Ta ki bütün dünyada bir tek kişi noksansız herkes müslüman olmadıkça onlarla bu dünyayı paylaşmak zorundasın.
Aydın Doğan kaka da acaba evindeki bilgisayarını üreten firma, yazılımları üreten microsoft daha mı cici? Peki aynı şeyi onlar için de söyleyebilecek misin? Biz müslümanlar üretene dek işlemci, rem, anakart vs almıyorum diyebilecek misin? Evindeki buzdolabını yada herhangi bir eşyayı üreten firmanın İsrail’e yada ermeni lobisine destek vermediğini senden kazandığı paranın bir kısmının oralara gitmediğini nereden biliyorsun?
Kaldı ki eğer sen gerçekten bir dergi çıkarmayı başarırsan bunun gazete bayiilerinde kitapçılarda satılması için bir dağıtım şirketi gerekecek ve ülkenin tek gazete dağıtım şirketinin de en büyük hissedarının Aydın Doğan olduğunu biliyor musun? Böylece sen dergi çıkarmakla bile ona para kazandıracağını üstelik kat kat daha çok para kazandıracağını biliyor musun?
Medya onlarınsa internet bizim demişsin bundan emin misin?
Servis sağlayıcılar, adsl firmaları, serverlar, kimin?
Cep telefonu firmaları kimin?
Hepsi Aydın Doğan’ın olmasa da diğerlerinin ondan daha az günahkar olmadığı ne malum?
Bir gecede tüm dünyayı ve tüm üretim araçlarını ele geçiremeyeceksen dünyayı diğerleriyle paylaşmaya alışman gerekiyor. Beğensen de beğenmesen de bu böyle. Bilmiyorum sadece aklıma geldiği için yazıyorum belki de peygamberimiz döneminde dahi dış ülkelerle müslüman olmayanlarla alışveriş yapılıyordu araştırmak gerek.
Aydın Doğan sadece bir tek kapitalist sadece bir kişi. Sembollerle uğraşma bütününe bak bütününe karşı mücadele ver aksi halde başardım sandığın anda belkide daha kötü hizmet eder oluverirsin. Hem Aydın doğan basit bir lokma, bir bakarsın ki 1 ay sonra sizinkileri destekler olmuş. desteklese de biz yüz vermeyiz deme sizinkiler döneklere bayılıyor. Geçmişten bugüne bir mümindense solcıuyken dinci olmuş ünlüyken dünci olmuş kişileri bir büyütüp baştacı ediyorlar ki sorma. Galiba o da sizinkilerin kompleksinden ve eziklik duygusundan. Sosyalist bilmemkim bile bizden oldu, ünlü bilmemne bile bizden oldu duygusu gururlarını okşayıp gözlerini boyuyor. O nedenle Aydın Doğan’ı da Çetin, Ahmet, Mehmet Altan’ı da, Mehmet Barlas gibi ortamalı olmuş, istisnasız her iktidarda başbakan yalaması olmuş birini de hatta bir adım atsa Orhan pamuk’u da yaptıklarını söylediklerini geçmişlerini unutup baştacı ederler.
Son bir not… Bana göre hava hoş ama gençleri kafalayacağız türü cümleler kurman onlara hiç hoş gelmeyecektir zira kafalamak sözü kandırmak aldatmak aldatarak ikna etmek gibi bir anlama geliyor. Bunun yerine bilinçlendireceğiz öğreteceğiz gerçeği göstereceğiz falan desen daha şık olacak.
15 Eylül 2008 - 20:20
Bu arada cafcaf ın bir anlamı var mı? Sırf ilginç olsun diye mi konmuş? Örneğin geçmişten bugüne mizah dergilerine bakarsak
GIRGIR zaten komik gırgır şamata dalga geçme anlamına geldiği için ,
LAKLAK Leylek misali aynı lakırdılar ve gevezelikleri edeceği için,
ZIPIR ele avuca sığmayan anlamına geldiği için,
LİMON (Leman’ın gerçek adıdır el değiştirince mecburen benzer bir ad seçilip Leman oldu) Her şeye limon sıkmak deyiminden dolayı,
HIBIR (Fırlama uslanmaz tiplere verilen ad,
USTURA kesici , keskin bir dergi olacağını anlatmak ve berber gevezeliğini çağrıştırmak için konmuş isimlerdir.
PENGUEN VB Hayvan isimli dergiler ise o hayvanın bir özelliğiyle kendilerini özdeşleştirip konmuştur.
Peki Caf caf ne? Neden bu sinir bozucu ve lüzumsuz ad seçildi?
Sırf kafiye olsun diye mi cafcaf dediniz?
Gerçekten bilmediğim için soruyorum
15 Eylül 2008 - 20:44
Harun kardeş,
cafcaf gösterişli, süslü abartılı anlamına kullanılıyor.
sinirlerinizi serin tutunuz.
selam ile
dua ile
15 Eylül 2008 - 21:32
Harun Batak kardeşim; Ben Aydın Doğanı bugün değil dünde sevmiyordum.
Gündemde olup olmamasıyla alakası yok.
Aydın Doğandansa Microsoft daha cici. Çünkü o zaten bizden değil. Biliyorum.
Ama Aydın Doğan bu topraklarda yetişmesine rağmen bu topraklara yabancı. Yaptığı yayınlarla da müthiş bir dezenformasyona sebebiyet veriyor. Yani gençliğin cinsellikle imtihanı derler ya hani,işte o imtihanda şeytan pozisyonuna geçiyor. Dindar kesimle uğraşıyor,iftira atıyor,karalıyor vs.. Valla bunların hiçbirini Bill gatesde görmedim.
Bir diğeride dağıtım şirketleri konusu,Sabah Grubuda bu işi yapıyor.
Zaten onlar işin espirisi. Dergi çıkarmam imkansız.
İmkanım olan yerlerde seçici davranırım.
Mesela mümkünse tekelden alış veriş yapmam.
Ama mümkün değilse yapmak zorundasın.Zaruret halinde normal davranılmaz.
Bu meşru bir sebeptir.Dolayısıyla interneti neden kullanıyorsun denilmez.
İnterneti kullanıyorum. ABD olmadan bunun yapılamayacağını biliyorum.
Ama interneti kullanmamam daha büyük felaket olduğu için kullanıyorum.
Ehven-i şer yani.
Bu işler böyle.
Bir de karşı görüş bir yazara ihtiyacım var
http://www.haberincele.com/yazarbasvuru.asp
yazmak isterseniz.
15 Eylül 2008 - 23:46
BİR TUHAFLIK OLMUŞ VE EN SON YAZDIĞIM 2 YAZI YUKARIYA TAŞINMIŞ ESKİ YAZDIKLARIM ALTA İNMİŞ ANLAM BÜTÜNLÜĞÜ BOZULMUŞ.
Cafcafın anlamını sormuştum gösterişli süslü abartılı olduğunu yazmış bir arkadaş yanıt olarak.
Yazdıktan sonra Türk dil Kurumu sözlüğe de bakmıştım orada da
cafcaf
isim Farsça
1 . Gösteriş, şatafat.
2 . sıfat, halk ağzında Ağız kalabalığı ile bir şeyi elde eden, şirret.
Siz hangi anlamı kendinize uygun görüp seçtiniz diyeceğim de al birini vur ötekine. Yahu insan kendi kendine bu adları koyar mı?
Yok yok ben isminizi sevmedim ve sevmeme hakkımı kullanıyorum
umarım içeriğinizle sevdirirsiniz kendinizi isimle olmasa da
16 Eylül 2008 - 00:01
Tuhaflığı çözdüm bende önce son yazılan altta açılıyordu şimdi tersine dönmüş en son yazılan üste ekleniyor. İlk önceki daha mantıklıydı yukarıdan başlayıp aşağı doğru okuma alışkanlığı olduğu için insanlar devamlılığı hissederdi
Her neyse
Kaan arkadaş
Bill Gates bir örnekti, aldığımız pek çok ürünün sahibini tanımıyoruz. Belki de aldığımız bir kazağı üreten öte yandan gençliğimizi zehirleyen uyuşturucu ticareti de yapıyordur kazak mağazası sadece kara para aklama amaçlı ticaretidir bilemeyiz. Medyadakiler göz önünde olduğu için ilk göze çarpanlar oluyor.
Çıplaklığa gelince Bill gates’in makinalarının sayesinde ulaşılan çıplaklığın toplamına hiç bir basılı medyadan ulaşılmıyor. internet pornosu malum
Ben Aydın Doğan’ı da bu yozlaştırıcı yayıncılığı da cinsel sömürüyü de asla onaylamam elbette. Ama anlatmaya çalıştığım kişiler değil sistemler sorgulanmalıdır. Aydın doğan yokken karacan’lar Simaviler çıkarırdı Hürriyet ve Milliyet’i. Yarın Aydın Doğan batar başkası satın alıverir sorun bitti diyebilecek miyiz?
Kaldı ki daha önce de yazmıştım bak ATV yi , Sabah’ı çalık grubu aldı ama hala çıplaklık var. Takiye için bile olsa kendisiyle bu kadar ters düşemez insanevladı.
Dağıtım şirketinde Sabah ve Doğan grubu ortaktır zaten. Yani paranın yarısı onlara yarısı Aydın doğan’a gidecek, ne kadar başarılı olursan Aydın Doğan’a o kadar para kazandıracaksın
iyisi mi sen dergi çıkarma
)
Karşıt Görüş için davet ettiğin adreste çilem haber sayfaları açıldı nedir tam inceleyemedim forum mu var daha sonra bakarım
16 Eylül 2008 - 00:20
MAKAK MAYMUNLARI
Siz hiç makak maymunu gördünüz mü? “Ne alakası var şimdi” gibi düşündünüz değil mi?
Bilim adamları bu maymunlardan almışlar bir kafese kapatmışlar. Kafeste bir şalter var. Maymuna bu şalteri aşağı indirdiğinde yemek vermişler. Maymun bunu öğrenmiş. Acıkınca kolu aşağıya indiriyormuş. Bir süre sonra yandaki kafese başka bir maymun koymuşlar. Maymunlar birbirlerini görüyorlar.İlk maymun yemek için şalteri indirdiğinde bu ikinci kafese elektrik veren bir devreyi açacak şekilde ayarlamışlar. Maymun şalteri indirince ikinci maymun verilen elektrikle kıvranmaya başlamış. Maymun bir iki tekrardan sonra acıksa dahi kolu aşağıya indirmemiş. Yandaki kafese başka cins havyaları koyduklarında bu kadar duyarlı davranmamış ama yinede büyük çoğunlukla şaltere dokunmamış.
Benzer deney insanlarla yapılmış, beyaz önlüklü otoriteyi temsil eden kişi hücrede bulunan insana kolu aşağı indirmesini söylemiş. Emri yerine getirmediği zaman herhangi bir ceza, yerine getirdiğinde ise herhangi bir mükafat olmamasına rağmen adam şalteri indirmiş. Yandaki bölümde duran insan elektrik verilmiş gibi acı içinde kıvranmış, gerçekte elektrik verilmediğini şalteri indiren bilmiyor, yaptığı davranış sonucunda yandaki hücredeki insana elektrik verildiğini düşünüyormuş. Elektrik kolunu indiren bu manzarayı görmesine rağmen , kolu indirmesi istendiği her seferinde kolu indirmiş. Diğer hücredeki insanın acısını hiç umursamamış.
Yazar şöyle diyor, Makak maymunları empati yapmışlardı ama insanlar yapmadı.(1)
Başkalarının zarara uğramasına hiç aldıramadan menfaat peşinde koşmak insanlara özgü bir davranış zaten. Her şey “BEN” im için olmalı. “Ben” mutlu olmalıyım, diğerlerinin mutsuzluluğuna rağmen.
İnsanlar böyle düşündüğünde ne sevgi kalıyor, ne de yaşanacak bir dünya.
“Ben” yerine “biz” kelimesine geçmeden bahar gelmiyor.
Kuyrukta beklerken uyanıkların çıkıp öne geçmesi insanın canını sıkıyor. Gerçek kazanç uyanıklıkta mı, yoksa beklemede mi? diye düşününce anlıyorum ki ben kuyrukta insanlığı öğrenirken diğeri acele ile bir “hayal” alıp, sevinerek gidiyor. Kim karlı ? Makak maymunu kadar bile olamayanlar mı ?
İlter Akınoğlu
Yönetim Uzmanı
Fizik Y.Mühendis
TPAO BT Başkan Yardımcısı
17 Eylül 2008 - 22:08
abilerim-ablalarım…
”Mahalle Baskısı” diyorum ve ısrar ediyorum
cafcafaltı yazısı olaraktan…llütfen.
çok beğendik ya hu..-belirtelim istedik sadece-
En büyük mahalle bizim mahalle !!!!
22 Eylül 2008 - 01:44
merhabalar herkese
bana onbir ayin dergisi daha hos geldi ama baska tekliflerim var
“MAYOSUZ MIZAH DERGISI’ – ‘
EN CIDDIYETSIS DERGI’ –
‘ FAIZSIZ GULME KREDISI VEREN DERGI’.
‘EN ADAM KAYIRMACI DERGI’. ‘
52. GULME KOALISYONU DERGISI’
‘ISTEMEZUKLERIN DERGISI’
‘KIBIRIYLE GURULANAN DERGI’
‘MIZAHIN FILDISI KULESI’
‘
22 Eylül 2008 - 03:14
merhaba,
Benim anlayamadığım derginizin maskotunun ne anlama geldiği. Tek dişli ak sakallı (hayaletimsi sakal), sakalı sanki maskeymiş olan bir dervişi andırıyor. Sarık sakala göre aşırı orantısız sanki o sakal o sarığı takan kişiye ait değilmiş gibi duruyor. Arkasında başka bir yüz varmış gibi sanki. yoksa o sakal değilmi? gerçekten ayrıca bir açıklamaya ihtiyacı var.
mizah derginize başarılar dilerim, selametle kalın
22 Eylül 2008 - 16:00
ahmet turhan alkan olmasaydı bu siteyi tanımamış olacaktım…sırf o tavsiye ettiği için burdayım…İnsanları güldürmek kolaydır ama önemli olan başkalarını incitmemek ve ahlakı bozmamaktır…Allah kolaylık versin hadi rastgele
22 Eylül 2008 - 16:01
k.bakmayın A.TURAN yerine turhan yazmışım…gençlik hevesatı işte ne yaparsınız…
22 Eylül 2008 - 16:10
Ahmet Turan Alkan beyefendinin tavsiyesi üzerine abone olacağım.
22 Eylül 2008 - 16:38
merak ettim, yorumum çıkacak mı…
22 Eylül 2008 - 16:42
Ha bu arada A. Turan Alkan’a teşekkürler. Benim dergiden zaten haberim vardı ama A. Turan Alkan sayesinde geniş bir kitlenin de Cafcaf’tan haberi oldu.
22 Eylül 2008 - 20:10
ahmet turan alkanın bugünkü köşe yazısından öğrendim ve abone oldum
inaşşal güzel bir dergidir
23 Eylül 2008 - 02:07
Arkadaşlar, ben yeni bir dergi hazırlığı içersindeyim, merve arkadaşın da dediği gibi bu dergide bi numara yok olmayacak da, ne maskotları maskot ne logoları logo ne yazarları yazar nede çizerleri çizer, inanın bana… Bizim dergi daha komik olacak söz veriyorum, gelin iyisi mi yol yakınken vazgeçin,paranız boşa gitmesin, ne benim ne de mervenin niyeti bu iyi niyetli oluşumu baltalamak değil tersine boşa gidecek bunca emeğin israfına engel olmak… öyle yamuk yumuk kafalar parça pinçik şeyler çizmekle ne sanatçı ne de mizahçı olunmuyor, sanat mizah yürek ister göz ister öz ister
bakalım ne cevap vereceksiniz
var mı bunlar sizde?
23 Eylül 2008 - 08:37
emre ikircikli, önce derginizi, yazarlarınızı-çizerlerinizi görelim, müsaade ederseniz de hangisinin daha komik ve sanatsal olduğuna ve paramızı nereye vereceğimize kendimiz karar verelim.
hem bizim mizah dergimizde aradığımız şey sadece komiklik değil, öyle olsa sadece sizin yorumlarınızla dergi çıkarır, okur okur gülerdik.
bu arada iyi niyetli oluşum (İNO) derken neyi kastediyorsunuz?
23 Eylül 2008 - 09:03
Ben Merve Birecikli, Samsun’luyum. Bildiğim kadarıyla benden başka Merve Birecikli adını taşıyan kimse yok.
Hiç de sayın olmayan sahte Merve hanımı buradan kınıyorum. Ve her türlü mizah ve karikatür dergisine de kendisiyle ilgili karikatür yazıp çizerlere gönderceğim. Olmazsa kendim HörfHörf adında bir dergi çıkartacağım. Derginin alt yazısı da şöyle olacak : “köpek gibi afkurma”.
bütün bunları yapmak için küçük dairemi satacağım ve bir dergi çıkartacağım. Yoksa dergi çıkartmasam da sahte Merve’yi bulup otobüse atlayıp bir güzel pataklasam mı?
23 Eylül 2008 - 09:39
Ustra okuyucusuydum. Taaa ki kapanana kadar. o zamandan beri dergi almıyorum okumuyorum desem yeridir. Bizim camiamıza ait değilse kimi desteklediğimi bilmiyorsam altın verseler almam. Bu da benim hayat felsefem diyeyim. varlığınızdan haberim bile yoktu. Bir arkadaş çıkacağınıza dair ilanı görünce hemen bana bu ilanı gönderdi ve hemen abone olmak için başvurdum. Gerisi laf-u güzaf. Gazete çıkarsaydınız almazdım veya benzeri birşey… ama konu mizah dergisi olunca iş değişir. Bu alemde varlığımız hissettiremediğimiz bir konu. O sebepten hep destek tam destek derim.İçeriği ne olursa olsun isterse boş göndersinler mühim değil, varlıkları yeter.Allah işlerinde kolaylık versin. Genelde ne olursa olsun yazı yazmam. Desteğimize ihtiyaçları olduğunu düşündüğüm için yazıyorum. SELAMETLE…
23 Eylül 2008 - 11:07
emre sadece hakkı çizmeye kudretin varsa ben seninleyim.ama kişisel kompleksleri,enaniyetini,nefsini okşayan şeyleri hak olarak belleyen ahmaklardan isen kusura bakma.cevabını bekliyorum
23 Eylül 2008 - 11:24
selam cafcaf ben izmirden merve 15 yaşındayım tüm cafcaf okurların a selamlarımı yolluyorum cafcaf dergisinin her sayısını çok seviyorum severek okuduğum tek dergi CAFCAF dergisidir özellikle YASİR BUĞRA ERYILMAZ’ın karikatürlerini çoookk seviyorum ellerine sağlık bence cafcafın bütün karikatürleri çok güzel ama yasir buğra karikatürleri ve mizahı benim olmazsa olmazımdır
23 Eylül 2008 - 14:46
Az önce bir iki yoruma baktım da ne kadar gereksiz insan toplanmış buraya! Cafcaf dergisi ticari bir ürün. Logosunu da, alt yazısını da, amcanın sakalını da istedikleri gibi yaparlar, size ne! Beğenen alır, beğenmeyen almaz. Burada aklınca dergiye çirkef atarak insanları soğutmaya çalışmak ne kadar da aciz bir davranış…
23 Eylül 2008 - 19:13
Merhaba,
Ben CAFCAF çizmeyeni ama yazarıyım. Aynı zamanda CAFCAF personeli içinde moralmenlik ve gazmenlik yapıyorum. Arkadaşlarımı sürekli pis eleştirerek daha fena şeylere imza atmalarını sağlamayı kendime görev bilmiş biriyim.
Muazzam bir Yasir Buğra Eryılmaz hayranıyım. Öyle ki yeni dergide ona daha yakın olmak için ortak sütun yapmayı planladım, ve kabul etti ;o)
Eğer ki sizin de espirileriniz var ise bunları bize gönderin. Karikatür yazarı olun, bir CAFCAF çizeri dergide sizin tercümanınz olsun.
23 Eylül 2008 - 19:19
Esprilerinizi sayfanın sağ tarafından “CAFCAF Espri timi Kuruldu” linkine tıklayarak yollayabilirsiniz. Ya da aşağıdaki linki kullanın:
http://www.cafcafdergisi.net/2008/09/11/cafcaf-espiri-timi-kuruldu/
24 Eylül 2008 - 00:56
Merhaba dostlar,
40 numaralı yorumda ifilli ücürcüklü takma adlı yorumcu sorumun etrafında dolaşmış ama cevaplamamış ama yinede teşekkürler. Yok hükmünde olmasından iyidir. Ağzı gözü dişi sakalı güzel anlaşılır bir maskot olmaması dergi için kayıp olmuş. Birde eposta adresine gelen yorumlar İngilizceden Türkçeye eksik çevrilmiş, wordpress-tr.com adresinden indirilebilir.
41 nolu yorumcu yapılan çizimi değiştirilemez, teklif dahi edilemez boyutuna taşımış, yorumcuyu yani şahsımı da gereksiz olarak nitelemiş, üstüne üstlük kötü niyetli olarak ilan etmiş. Bu yorum Merve arkadaşın haklı olabileceğini düşündürdü bir an.
Ben ısrarla maskotu çizen çizer arkadaşın maskotu tekrar ele alması gerektiğini düşünüyorum.
diğer bir konu dergide dindar dindar olmayan olarak keskin bir ayrım gözetilmiş, bizim sosyal dokumuzda ve geleneğimizde böyle bir ayrım yok. Din düşmanlığını espirilere daha çok malzeme yapmak daha doğru olur kanısındayım.
bunların hepsini yapıcı eleştiriler olarak değerlendirmeniz dileğiyle. derginize başarılar.
24 Eylül 2008 - 23:44
Her ideoloji görüş yada ülkü karşıtının omuzlarına basarak yükselir. Örneğin Ermenistan Türk düşmanlığını sırf Türklerden nefret etmesinden değil kendi dindaşlarını Ermenistan çerçevesine sıkı sıkıya kenetlemek için çimento olarak kullanır. Siz siyasal islamcı bir cephe yaratıp güçlendirecekseniz o zaman karşıtınızı da ortaya çıkarıp yada varsa ballandırıp sergileyeceksiniz ki bir cenahı çevrenizde kenetlendirebilesiniz.
Kudret arkadaşım İşte bundan dolayıdır ki dindar-dindar olmayan ayrımı giderek keskinleşecektir. %99 u müslüman olan ülke deyimini öne çıkarırsanız %1 müslüman olmayan var demektir ki o zaman bu yüzde 1 ile siyasal islamcı bir kanat yaratamazsınız. Madem ki karşıt olan %1 dir o halde Deniz Baykal dahil herkes müslümandır noktasına gider e o halde müslümanlar arasından birini seçeceksek o halde başka kıstaslara bakalım denmeye başlanır.
Demekki nüfus kağıdına yada kişinin beyanına göre ben müslümanım demesi yeterli görülmemelidir. İşte burada DİNDAR-DİNDAR OLMAYAN , Namaz kılan kılmayan, oruç tutan tutmayan, devletin yönetim biçiminde laik olan olmayan, ve bir çok etken kullanılarak biz ve ötekiler ortaya çıkarılmalıdır ki ÖTEKİLERDEN DOLAYI BİZ’E SARILINSIN
Bu derginin dindar-dindar olmayan ayrımcılığı da farkında olarak yada olmayarak benzer bir güdümlenmeye hizmet etmektedir. Senin dediğin gibi sadece din düşmanlarını hedef alalım deseler din düşmanı topu topu kaç kişidir? Belki hayatı boyunca bir tek kez bile ibadet etmeyen, hayatı boyunca her gün içen ama yine de asla dün düşmanı olmayan binlerce kişi yok mudur? Yani ateist yada din düşmanı dediğinizde karşınızda dergi bile çıkarmaya, uğraşmaya bile değmeyecek bir azınlık kalacaktır. O halde dindar-dindar olmayan ayrımı tam da ihtiyaç duydukları konudur. Zira dindar ın çerçevesini istediklerince daraltıp karşıtlarını da istediklerince ve gerek duyduklarınca çoğaltabileceklerdir.
Evet buraya karşıt bir görüş yazdım ama Olgunca yazdığımı düşünüyorum umarım silmezler çünkü bunları konuşmanın herkese hayrı vardır belki benim de olardan duyacaklarıma gereksinimim vardır ve silmek yerine yanıtlarlar.
Saygılar
24 Eylül 2008 - 23:46
DÜZELTME
o zaman bu yüzde 1 ile siyasal islamcı bir kanat yaratamazsınız.
CÜMLESİ
o zaman bu yüzde 1 e karşı siyasal islamcı bir kanat yaratamazsınız.
OLACAKTIR DÜZELTİR ÖZÜR DİLERİM
25 Eylül 2008 - 14:15
yorumların içinde,geçen ki yorumumu göremeyince pek bi sevindim,aceba neden diye sordum?demek benide ciddiye alan birileri olmuş ve sözlerimi tehlikeli bulmuş galiba:)
ne kadar değerli hissettim kenidimi bilemezsiniz…
ciddiyim
25 Eylül 2008 - 14:16
asım abiye dedim ki cafcaf bağımsız olsun Sssz Mzh Dergisi olarak omuz vereceğiz. haa biz öyle omuz vereceğiz deyip de sonradan yanından geçerken omuz atıp bir de kötü kötü bakanlara benzemeyiz. hatta Sssz Mzh dergisini cafcaf’ın eki olarak verirseniz ek olmaktan bağımsız bir dergi olmaya geçtiğinizi ” ne eki kardeşim biz ek değiliz hatta bakın ek bile veriyoruz ek’in eki olur mu? hıh!” diyerek pekiştirebilirsiniz.
asım abim bu mesajıma da cevap vermezse en kötü esprilerimi kendime yapmak suretiyle kendi kendimi intihar edeceğimi bildirir saygılar sunarım.
40 bin meselesine gelince 40 inanmış adam bu dergiyi ayakta tutar. 40 abone demiyorum yanlış anlaşılmasın. 40 bin abone olmayacak belki ama bu dergi yaşayacak inşaAllah.
26 Eylül 2008 - 00:23
John McCain ve Barack Obama Cafcafin ABD temsilciligini almak icin kiyasiya yarismaya basladilar, amerikada herkes heyecanla Cafcaf temsilciler meclisi secim kampanyalarini izliyor. Ben de burdan abone olmak icin temsilci secimini bekliyorum
furkan
Minnesota
27 Eylül 2008 - 14:38
bence caf caf ismi yetersiz.dolayısıyla cafcafaltı yazılarını mizahi bir yerlere oturtmak konusunda sıkıntı olduğunu düşünüyorum.daha politik bir isimlendirme gerekli .politik derken ideolojik rengi agır basan anlamında.insanlar niçin karikatür dergilerine ilgi duyarlar ?öncelikle bunu cevaplandırmamız gerektiğini düşünüyorum.
yeni birisimlendirme ,yeni alt başlıklar şart.
27 Eylül 2008 - 15:46
caf cafın mayıs 2008 sayısını sultanahmet kitap fuarından bedava verdiler sağolsunlar. ben de hemen dönüş yolunda vapurda açıp okuyarak ve hatta kendi kendime gülerek destek oldum. bu desteğimi abone olarak da pekiştireceğim nasipse.
bu arada isme takılmak belki doğru değil. çünkü isim bir süre sonra anlamını yitiriyor zaten çok sık tekrar edilmekten. yine de mayıs sayısında “matrakçı” adlı köşeyi görüp hayıflanmadan edemedim. “matrakçı” çok güzel bir isim olurmuş dergiye. hem matrak yapıyoruz, matrak satıyoruz manasında. hem de belki de çizerlerin üstadı diyebileceğimiz matrakçı nasuh’a nefis bir göndermeyle. “bre biz osmanlıyız” tarzı bir alt metin bile yakalanabilirmiş. neyse olan olmuş. geleceğe bakalım.
son olarak “mahalle baskısı” en bi zeka ürünü altyazı kanımca.
27 Eylül 2008 - 20:57
Zeyneb değil zeynep önce adını Türkçe yaz
hem ayrıca Matrakçı çok banal bir isim olurdu
yaratıcı yanı yok
28 Eylül 2008 - 11:11
HEPSİNDEN VE HERKESTEN FARKLI BİR İŞ ÇIKIYOR ORTAYA LÜTFEN FAZLA EŞMEYELİM.YENİ ÜYEYİM.MERAKLA BEKLİYORUM…….