merhabalar,
Caf caf ilk çıktığında desteklenmesi gereken bir mizah dergisi olduğunu düşünüp eşimle abone olmaya karar verdik, ancak derginizde yayımlanan tamamen doktorlara düşmanlık duygusunu besleyen, kurunun yanında yaşın da yandığı yazınızı okuduktan sonra fikirlerim değişti.Genelleme yapmadan önce sayın yazar otur da bir düşün, hiç mi dogru dürüst bir hekimle muhatap olmadın? Yazık, bu şekilde bölücülük yapıp düşmanlık duygularını pekiştirdikçe yol almanız çok zor.
sn emine hanım. bence sizde dergiye karşı peşin hükümlsünüz size dilediğiniz takdirde isim isim sayabilceğim yüzlerce tıp personelinin elimdeki uyuşma şikayetine karşılık bana neler yaptıklarını şurda bir anlatayım hem cafcafın mizahına katkı olsun hemde realizm yapalım. bunda sizin bir suçunuz yok ama:
el uyuşması için
1 adet karpal tünel bölgesi emgsi
1 adet ulnar tünel emgsi
1 adet konvansiyonel anjio (arkus aorta)
1 adet renal arter doppler
1 adet renal arter mr anjio
1 adet kol için mr anjio
1 adet beyin mrı
1 adet eko
5 adet ekg
onlarca kan tahlili.
daha saymaktan imtina ettiğim onlarca tetkik.
ya vallahi ister inanın ister inanmayın ama bunu yaşadım ben. şaka gibi… bu durumda cafcaf az bile iğnelemiş. )
Caf Caf Dergisi’ni desteklemek için daha çıkmadan abone olmak istedim. Nedense olmadı adresime gelmiyor. Şimdi desteklemek için her sayısını üçer beşer almaya çalışıyorum. Ancak Mayıs Sayısının kapağını görünce bir durdum ve düşündüm. Soykırım konusu işlenmişti.
1-Kapağa taşıyacak kadar önemli bir konu mu bu?
2-Yüzbinlerce insan İttihat ve Terakki tarafından topraklarından koparıldı ve sürüldü. O insanların bir kılına zarar gelmemiş olsa dahi topraklarından koparılmış olmaları vicdanlı müslümanları bence rahatsız etmeli. Kaldı ki olayla ilgili binlerce ölüm ve zulüm iddiası var. Dini hassasiyete sahip müslümanlara çok çektirmiş olan İttihat ve Terakki’nin yaptığı bir eylemi ben dindar bir müslüman olarak niye savunayım ? Caf Caf eğer klasik bir milliyetçi-muhafazakar dergi olacaksa tabi ki kapanır. Ancak vicdanlı ve insaflı muhafazakar olursa kapanmadığı gibi dindar camiada mizah çığırı açar.
3-Başta Caf Caf’a verdiğim desteği yazdım. Bir kapaktan ötürü dergiyle ilgili fikirlerim tabi ki hemen değişecek değil. Takip edip göreceğiz. Sevgiler saygılar….
Merhabalar, inşaallah uzun soluklu olursunuz bizde takip ederiz. Ben yeni takipçinizim dolayısıyla eski sayıların tümünü burada görmek istiyorum birinci sayıdan itibaren, (Genç dergisinde ek olarak çıkmış olsada) burada görmek istiyorum şimdiden teşekkürler yolunuz açık olsun Asım abiye ve ekibe saygılar.
yaa bnunlar müslüman falan değil yaa
din üzerinden sömürü bari bu işlerede kutsal dinimizi bulaştırmayın.
Allah C.C. havale ediyorum sizi.
Ne mutlu Türküm Diyene (zorunuza gidebilir)
K.Atatürk
@Bozman gibi arkadaşların tek bir sığınağı kalmış onuda yazısının en altına yazmış zaten.O dehşetli gün geldiğinde tüm gerçekler ortaya tek tek ÇIKACAK.
Bu dergiyi destekliyorum. Sizlere dil uzatan cırtlak beyazlara diyorum ki: Bir tek Atatürk’ün arkasına sığınmayın bakiyim, köşe kafalı karikatürden çıkmalar sizi. Biz birtek Atatürk değil, onlarca Türk-İslam liderini örnek edinmiş insanlarız. Bizler, bütün Avrupanın birleşip yenemediği, entarisiyle, sarığıyla “Allahu Ekber” diyerek, Viyana kapılarına dayanmış dedelerimizin torunlarıyız. Bizler Erkekleri gazaya giderken çarşafıyla, başörtüsüyle şehri koruyan Anadolu Bacılarının(bacıyan-ı rum) Torunlarıyız! Bizler bu topraklara 19 yy’da nereden geldiği belli olmayan ama geldiği topraklardaki insanlarla geçinemediği gibi bu toprağın insanıyla da geçinemeyen bir avuç “çulsuz” değiliz!
NE MUTLU MÜSLÜMANIM VE TÜRKÜM DİYENLERE! zaten Müslüman olmayan Türk de olamaz ki, olsa olsa kimlik bunalımına düşmüş “en iyisi güçlü hangisiyse ona çalışıyim ” diyen bünyesiz olur… Türk ve Anadolu uygarlığı çocuklarının Tamamı Müslümandır! Tatlısu Levanteni değil!
Karikatür dergisi okuyucusu,kendinede gülebilmeli.Biz başkasının eleştrisine gülüyoruz fakat kendimizle alakalı espirelere hemen tavır alıyoruz.
Bizim kendimizede gülmemiz lazım.Degimizi arkadaşımız olarak görmeli bize yaptıkları esprilere gülmemiz lazım.
yıllar önce 40 gram tebessüm diye bir kitap okumuştum.önsözünde mizahın nasıl dine karşı bir silah olarak kullanıldıgından bahsederdi.baktıgımızda beynı sulandıran suizanı pompalıyan bilinç altı ile oynayan dili küfre iten o kadar mızah var kı ve insanların muhabbetlerindeki yerini o kadar saglamlaştırmış ki söküp atmak imkansız hale gelmiş.
Şimdi bu yaptıgınız hızmet anlatılamayacak hizmetlere gebe ,allah mizah gucunuzu artırsın…
ALLAH’IN SELAMI ÜZERİNİZE OLSUN
DERGİNİZ GERÇEKTEN ÇOK BAŞARILI…DİNİ ANLAMDA BİR BOŞLUK VE ÖTE YANDAN İSE DİNİ BİR SAPTIRMA MEVCUT…BU İKİ YOLUN ORTASINDA YALNIZ OLMADIĞIMIZI BİLMEK BİZLERİ MUTLU EDİYOR…ALLAH YARDIMCINIZ OLLSUNN ,BAŞARILARINIZI DAİM ETSİN…TEŞEKKÜR EDERİM…
Öncelikle bu yazımı okuyacak cafcaf yazarı yönetimi veya bir okuyucuya teşekkür ederim zira bu derece uzun yazılar genelde okumaz geçilir…
Aslında derginizi almıyorum sadee eski sayılarına göz gezdirdim ve söyleyebiriim ki görüşlerinizin neredeyse hiç birine katılmıyorum. Mizah, müzik, siyaset,…vs. hayatın her yönünde ne varsa çok yönlülük iyidir sizin gibi bir dergi yoktu çıktı evet güzel bence kalemle belirtmek görüşleri her zaman iyidir fakat! tarihini bilmediğim bir sayınızda ve imzasını okuyamadığım bir çizeriniz M.Kemal Atatürk’ü kaleme almış.
Üstte islamiyetten önce insanlar kendi yaptıkları puta taparlardı yazıyor ve (soldan sağa sırasıyla söylüyorum)1. “adam bak ben tanrımı yaptım kilden nasıl?” diyor 2. adam ise “hımm.. birine benziyo gibi ama?” diyor ve 1. adamın elindeki kendi tanrımı yarattığım dediği put bariz bir Atatürk motifi.
Bakın sevgili cafcaf çizerleri, yönetimi, yetkili bakacak kim varsa bizim eve ben okula başlamadığım dönemden beri mizah dergisi girer ben okuma yazmayı mizah dergileriyle öğrendim sizde yeni ve kendi görüşünüz açısından güzel bir dergisniz lütfen bir düşünce bir yaşam tarzını savunurken başka bir düşünceye hakaret etmek küçük düşürmek veya yanlış göstermek ne kadar doğrudur? İslam her dine her düşünceye hoşgörülü olan bir din değil mi? öyle demiyormuyuz öyle demiyr musunuz öyle değil mi zaten?
Mizah karikatür çok güçlüdür ve büyük güç büyük sorumluluk ister lütfen bunu aklımızdan çıkarmıyalım çok ince düşünmemiz lazım bir mizah sever olarak rahatsızlığımı bildirmek istedim inşallah bu dediklerim birkaç kişinin bile olsa zihninde birkaç düşünceye olaya farklı açıdan bakmaya en azından düz bakmama mantığına yer vermiştir yazımın başındada dediğim gibi yazımı okuyanlara çok teşekkür ederim ve okuyacağınız saati bilmediğim için kendi yazdığım saati feyz alarak herkese iyi geceler dilerim…
Admin: Evet, ne yazık ki bunun hepsini okudum ben. Karikatürü okumayı pek öğrenememişsiniz. Oradan bir hakaret çıkabiliyor olsaydı o kadar linçe hevesli zat-ı muhterem durur muydu sizce?
Merhabalar…
Benim size küçük bir önerim olacak ama değerlendirmek size kalmış…
Uzun zamandır mizah dergileri arasında kendini hem kalitesiyle hem de doğru mizah anlayışıyla kanıtlamış bir dergiye ihtiyaç vardı. Cafcaf dergisinin bu açığı kapatacak bi dergi olma yplunda yavaş ta olsa ilerlediğini görmek beni mutlu ediyor.
Açıkcası ben, derginizde ‘okur-çizerlerden gönderilenler’ gibi bir köşenin bulunmasını ve burda bazı okurların çizgilerine de yer verilmesini öneriyorum..
Bunun, derginin duruşunu güçlendireceğine inanıyorum..
Başarılar…
İslam her dine her düşünceye hoşgörülü olan bir din değil mi?
diye sormuş biri . kişisel yorumumu getiriyorum. kişisel kelimesinin altını da anlamayacaklar için özellikle çiziyorum. evet islam”ın ve peygamberimizin dine ısındırma adına hoşgörülü eylemleri olmuştur, ama şununda unutulmaması gerekir ki dinimizin temel prensiplerine kökten etkili düşünce,idea,eylemlere İslam dini saygılı,hoşgörülü olmak zorunda değildir! olmamalıdır da. nasıl olsun ki? kendisi bambaşka bişey savunurken sonra neymiş efendim hoşgörülü olucakmış, yok öyle bi dünya! öyle yapsaydı da belli çevreler aa bu dinde ne çok ironi var diye ortalıklarda gezinirlerdi. Allah-u Teala affetmeyeceği en büyük günahın şirk olduğunu Kuranda pek çok ayette belirtirken bu ülkede atatürk resimleri,heykelleri vs. herşeyiyle atatürk putlaştırılmıştır. bu durumdan rahatsızım! sevmek ya da sevmemek meselesi değil! bu yapılanlara tepkiliyim! önderdir,ülkeyi kurtarmıştır şudur budur söylemlerinin yanı sıra bu adı geçen bi insandır. etten kemikten yaşamış ölmüş, bi fani yani. bide günümüze bakalım. bu yapılanlarla ne amaçlanıyor? bu insan ne yerine konulmaya çalışıyor? dünyanın hiçbi yerinde böyle bişey var mı? dünyanın başka yerinde kahraman yok mu, ülkesini çok seven insan yok mu? bi tek türklere mi has bu özellik. değil işte! insanların inançlarının içi boşaltılmaya çalışılıyor. sonrada bu boşluklar başka şeylerle dolduruluyor(birileri tarafından) kimi, ne yerine koyduğunuza, kimi ne kadar sevdiğinize dikkat edin! hayatta ölçü gerektirmeyen tek sevgi Allah sevgisidir, onun haricinde hiçbişey o kadar sevilemez, hiçbi kul bi ilahla boy ölçüşemez/ölçtürülemez. velhasılı kelam, ilahlık taslayanlarda, yansıtılanlarda toprağın altında yatmaktadırlar. ŞİRK öyle ince çizgidir, öyle dikkat edilmesi gerekir ki, SEVGİ anlayışınızı bi’ daha gözden geçirmeniz gerekir! kim ne kadar sevilmeyi hakediyor, kim haketmese de çok seviliyor, kim çok haketse de sevilmiyor, kimi niye seviyorsunuz, kimi niye sevmek zorundasınız, kimi sevmeseniz haksızlık olur, kimi sevmek istemesenizde sevmek zorundasınızdır, kimi sevmiyorum diyince mahkemelerde yargılanırsınızda, kimi sevdiğinizde aşağılanırsınız!zorla sevgi olur mu,gözüme gözüme dayatılan bunca resim ve putla, dayatmayla bi insan sevilebilir mi?! bi’ düşünün bakalım!…
Öncelikle yazımın silinmemiş okunmuş admin tarafından cevaplanmış olmamasına çok sevindim tekrardan teşekkür ederim.
Halan daha duran bir yazımda Atatürk hakkındaki karikatür hakkında rahatsızlığımı dile getirmiştim, hakarattir demiştim. Yazıma verilen cevabın cevabını vermek üzere yazıyoum bu yazıyı.
Sayın admin lütfen yapmayın bu düşüncenin hakaret olduğunun kanıtı linçe hevesli insanların saldırısıyla mı birşey hakaret oluyor veya saldırmamasıyla olmaktan çıkıyor ? Bu düşünceye göre eğer o gerçekten hakaretse linç girişiminde bulunulurdu linç yoksa = hakaret değildir… Anladığım bu yanlış değil sanırım.
Bu düşünceye göre naziler yahudilere saldırdığı için yahudiler gerçekten kötü mü oluyor? Zamanında kürtçe yasaklığında demekki zararlıki yasaklandı mı? Bir insan hapse atıldığında kesin suçluki hapse atıldı? Suçsuz yere kaç yıl yatan bir ton insan yok mu? Yani demek istediğim ne zamandır birşeyin doğruluğu veya yanlışlığı bir olayın olmasına bağlanıyor? Yani size bir linç girişimi olunca mı “hımmm demekki hakaret etmişiz” diyeceksiniz? Bu olay olsada olmasada ona hakaret edip etmediğiniz kesinleşmez. Hakaret olup olmadığı konusunda farklı görüşler bir araya gelip tartışır evet hakaret veya hayır hakaret değildir denir. Tabi sonradan ama şu yönden hakaret değil veya şu yönden hakarettir diye karşıt bir görüş öne sürülebilir fakat hakaret olup olmadığı linç girişimiyle dergiye bir zarar gelmesiyle anlaşılmaz.
Bana karikatür okumayı öğrenenmemişsiniz demişsiniz. Bunu krımıyacak bir biçimde daha yumuşak söyenemizi böyle keskin şekilde söylememenizi yeğlerdim. Size “Sen mi öğreteceksin bana karikatür okumayı!” gibi saçma birşey demiyeceğim. Tabiki hayatta yanlışlarımız ve doğrularımız vardır. Belkide gerçeten bunca yıldır karikatür okumama rağmen okumayı öğrenememiş belki bu karikatüre mahsus bir anlama hatası veya kafam başka yerdeyken okumuş anlayamamış gibi birçok şeyde ihtimaller dahilinde, olabilir.
Fakat bence bu şekilde büyük bir önderi tapılacak bir put şeklinde çizmek veya bunu ima etmek bir hakarettir. Tabi düşünce tarzıdır o öyle değilde şu şekilde falan şeklinde yumuşatılabilir. Fakat bu yumuşatılmış seviye yanlıştan aşağıya inemez. Eğer öyle diyorsanız bu şekilde bir konuda böyle bir üslub kullanmak yanlıştır. Bu çok ağır ve çok rahatsız edici bir üslubtur. Tabiki karşıt görüşler olacak tüm dünyayı rahatsızlık edecek bile olsa mizahçı, sanatçı…vb. kimseler onlara karşı ayakta durmayı bilmeli. Fakat öyle hassas öyle konular vardırki bunlarada saygıyla yaklaşmayı ve gidip duracağı yeri bilmeli. Konturolsüz güç güç değildir lafını birkez daha söylüyorum.
Umarım bu yazımda okunur ve cevaplanır yine şimdiden teşekkür ederim. Bu arada tavsiyem okuduğunuz yazıya üzülün fakat okuduğunuz için üzülmeyin. Okumak her zaman için güzeldir. Düşünceler ne kadar zıt, anlatımlar ne kadar sert olsa bile… (Son ifadeyi kendi yazımı düşünerek değil genel olarak söyledim)
Cenk Şen demişki: “Bakın sevgili cafcaf çizerleri, yönetimi, yetkili bakacak kim varsa bizim eve ben okula başlamadığım dönemden beri mizah dergisi girer ben okuma yazmayı mizah dergileriyle öğrendim sizde yeni ve kendi görüşünüz açısından güzel bir dergisniz lütfen bir düşünce bir yaşam tarzını savunurken başka bir düşünceye hakaret etmek küçük düşürmek veya yanlış göstermek ne kadar doğrudur? İslam her dine her düşünceye hoşgörülü olan bir din değil mi? öyle demiyormuyuz öyle demiyr musunuz öyle değil mi zaten? ”
hm hmm, bari tapıyoz diyinde rahatlayın!boşuna kasmayın kendinizi(:
19 Mayıs, 2009 saat00:51
merhabalar,
Caf caf ilk çıktığında desteklenmesi gereken bir mizah dergisi olduğunu düşünüp eşimle abone olmaya karar verdik, ancak derginizde yayımlanan tamamen doktorlara düşmanlık duygusunu besleyen, kurunun yanında yaşın da yandığı yazınızı okuduktan sonra fikirlerim değişti.Genelleme yapmadan önce sayın yazar otur da bir düşün, hiç mi dogru dürüst bir hekimle muhatap olmadın? Yazık, bu şekilde bölücülük yapıp düşmanlık duygularını pekiştirdikçe yol almanız çok zor.
19 Mayıs, 2009 saat21:06
sn emine hanım. bence sizde dergiye karşı peşin hükümlsünüz size dilediğiniz takdirde isim isim sayabilceğim yüzlerce tıp personelinin elimdeki uyuşma şikayetine karşılık bana neler yaptıklarını şurda bir anlatayım hem cafcafın mizahına katkı olsun hemde realizm yapalım. bunda sizin bir suçunuz yok ama:
el uyuşması için
1 adet karpal tünel bölgesi emgsi
1 adet ulnar tünel emgsi
1 adet konvansiyonel anjio (arkus aorta)
1 adet renal arter doppler
1 adet renal arter mr anjio
1 adet kol için mr anjio
1 adet beyin mrı
1 adet eko
5 adet ekg
onlarca kan tahlili.
daha saymaktan imtina ettiğim onlarca tetkik.
ya vallahi ister inanın ister inanmayın ama bunu yaşadım ben. şaka gibi… bu durumda cafcaf az bile iğnelemiş.
)
20 Mayıs, 2009 saat10:41
Caf Caf Dergisi’ni desteklemek için daha çıkmadan abone olmak istedim. Nedense olmadı adresime gelmiyor. Şimdi desteklemek için her sayısını üçer beşer almaya çalışıyorum. Ancak Mayıs Sayısının kapağını görünce bir durdum ve düşündüm. Soykırım konusu işlenmişti.
1-Kapağa taşıyacak kadar önemli bir konu mu bu?
2-Yüzbinlerce insan İttihat ve Terakki tarafından topraklarından koparıldı ve sürüldü. O insanların bir kılına zarar gelmemiş olsa dahi topraklarından koparılmış olmaları vicdanlı müslümanları bence rahatsız etmeli. Kaldı ki olayla ilgili binlerce ölüm ve zulüm iddiası var. Dini hassasiyete sahip müslümanlara çok çektirmiş olan İttihat ve Terakki’nin yaptığı bir eylemi ben dindar bir müslüman olarak niye savunayım ? Caf Caf eğer klasik bir milliyetçi-muhafazakar dergi olacaksa tabi ki kapanır. Ancak vicdanlı ve insaflı muhafazakar olursa kapanmadığı gibi dindar camiada mizah çığırı açar.
3-Başta Caf Caf’a verdiğim desteği yazdım. Bir kapaktan ötürü dergiyle ilgili fikirlerim tabi ki hemen değişecek değil. Takip edip göreceğiz. Sevgiler saygılar….
22 Mayıs, 2009 saat21:20
Merhabalar, inşaallah uzun soluklu olursunuz bizde takip ederiz. Ben yeni takipçinizim dolayısıyla eski sayıların tümünü burada görmek istiyorum birinci sayıdan itibaren, (Genç dergisinde ek olarak çıkmış olsada) burada görmek istiyorum şimdiden teşekkürler yolunuz açık olsun Asım abiye ve ekibe saygılar.
31 Mayıs, 2009 saat02:08
yaa bnunlar müslüman falan değil yaa
din üzerinden sömürü bari bu işlerede kutsal dinimizi bulaştırmayın.
Allah C.C. havale ediyorum sizi.
Ne mutlu Türküm Diyene (zorunuza gidebilir)
K.Atatürk
1 Haziran, 2009 saat01:59
@bozman, İslam’da “kutsal” yoktur.
5 Haziran, 2009 saat15:18
@Bozman gibi arkadaşların tek bir sığınağı kalmış onuda yazısının en altına yazmış zaten.O dehşetli gün geldiğinde tüm gerçekler ortaya tek tek ÇIKACAK.
6 Haziran, 2009 saat08:21
Bu dergiyi destekliyorum. Sizlere dil uzatan cırtlak beyazlara diyorum ki: Bir tek Atatürk’ün arkasına sığınmayın bakiyim, köşe kafalı karikatürden çıkmalar sizi. Biz birtek Atatürk değil, onlarca Türk-İslam liderini örnek edinmiş insanlarız. Bizler, bütün Avrupanın birleşip yenemediği, entarisiyle, sarığıyla “Allahu Ekber” diyerek, Viyana kapılarına dayanmış dedelerimizin torunlarıyız. Bizler Erkekleri gazaya giderken çarşafıyla, başörtüsüyle şehri koruyan Anadolu Bacılarının(bacıyan-ı rum) Torunlarıyız! Bizler bu topraklara 19 yy’da nereden geldiği belli olmayan ama geldiği topraklardaki insanlarla geçinemediği gibi bu toprağın insanıyla da geçinemeyen bir avuç “çulsuz” değiliz!
NE MUTLU MÜSLÜMANIM VE TÜRKÜM DİYENLERE! zaten Müslüman olmayan Türk de olamaz ki, olsa olsa kimlik bunalımına düşmüş “en iyisi güçlü hangisiyse ona çalışıyim ” diyen bünyesiz olur… Türk ve Anadolu uygarlığı çocuklarının Tamamı Müslümandır! Tatlısu Levanteni değil!
12 Haziran, 2009 saat18:08
Başarılar
17 Haziran, 2009 saat17:05
Karikatür dergisi okuyucusu,kendinede gülebilmeli.Biz başkasının eleştrisine gülüyoruz fakat kendimizle alakalı espirelere hemen tavır alıyoruz.
Bizim kendimizede gülmemiz lazım.Degimizi arkadaşımız olarak görmeli bize yaptıkları esprilere gülmemiz lazım.
Saygılarımla
28 Haziran, 2009 saat18:28
hamza mantıklı adam, vesselam..hah-ha. (=
murat menteş, klarkı televizyondan da takip edicem. alper canigüz’ü cafcafa da beklerük, şeref verirler =)
temmuz sayısını merakla bekliyoruz..tüm cafcaf ailesine selamlar..
21 Temmuz, 2009 saat13:47
internet baskısı caf cafların yenisi ne zaman yayınlanacak 4 gözle bekliyoruz okuyanadığımız eski sayıları buradan okumak istiyoruz
3 Ağustos, 2009 saat10:30
yıllar önce 40 gram tebessüm diye bir kitap okumuştum.önsözünde mizahın nasıl dine karşı bir silah olarak kullanıldıgından bahsederdi.baktıgımızda beynı sulandıran suizanı pompalıyan bilinç altı ile oynayan dili küfre iten o kadar mızah var kı ve insanların muhabbetlerindeki yerini o kadar saglamlaştırmış ki söküp atmak imkansız hale gelmiş.
Şimdi bu yaptıgınız hızmet anlatılamayacak hizmetlere gebe ,allah mizah gucunuzu artırsın…
10 Ağustos, 2009 saat16:43
ALLAH’IN SELAMI ÜZERİNİZE OLSUN
DERGİNİZ GERÇEKTEN ÇOK BAŞARILI…DİNİ ANLAMDA BİR BOŞLUK VE ÖTE YANDAN İSE DİNİ BİR SAPTIRMA MEVCUT…BU İKİ YOLUN ORTASINDA YALNIZ OLMADIĞIMIZI BİLMEK BİZLERİ MUTLU EDİYOR…ALLAH YARDIMCINIZ OLLSUNN ,BAŞARILARINIZI DAİM ETSİN…TEŞEKKÜR EDERİM…
17 Eylül, 2009 saat03:22
Öncelikle bu yazımı okuyacak cafcaf yazarı yönetimi veya bir okuyucuya teşekkür ederim zira bu derece uzun yazılar genelde okumaz geçilir…
Aslında derginizi almıyorum sadee eski sayılarına göz gezdirdim ve söyleyebiriim ki görüşlerinizin neredeyse hiç birine katılmıyorum. Mizah, müzik, siyaset,…vs. hayatın her yönünde ne varsa çok yönlülük iyidir sizin gibi bir dergi yoktu çıktı evet güzel bence kalemle belirtmek görüşleri her zaman iyidir fakat! tarihini bilmediğim bir sayınızda ve imzasını okuyamadığım bir çizeriniz M.Kemal Atatürk’ü kaleme almış.
Üstte islamiyetten önce insanlar kendi yaptıkları puta taparlardı yazıyor ve (soldan sağa sırasıyla söylüyorum)1. “adam bak ben tanrımı yaptım kilden nasıl?” diyor 2. adam ise “hımm.. birine benziyo gibi ama?” diyor ve 1. adamın elindeki kendi tanrımı yarattığım dediği put bariz bir Atatürk motifi.
Bakın sevgili cafcaf çizerleri, yönetimi, yetkili bakacak kim varsa bizim eve ben okula başlamadığım dönemden beri mizah dergisi girer ben okuma yazmayı mizah dergileriyle öğrendim sizde yeni ve kendi görüşünüz açısından güzel bir dergisniz lütfen bir düşünce bir yaşam tarzını savunurken başka bir düşünceye hakaret etmek küçük düşürmek veya yanlış göstermek ne kadar doğrudur? İslam her dine her düşünceye hoşgörülü olan bir din değil mi? öyle demiyormuyuz öyle demiyr musunuz öyle değil mi zaten?
Mizah karikatür çok güçlüdür ve büyük güç büyük sorumluluk ister lütfen bunu aklımızdan çıkarmıyalım çok ince düşünmemiz lazım bir mizah sever olarak rahatsızlığımı bildirmek istedim inşallah bu dediklerim birkaç kişinin bile olsa zihninde birkaç düşünceye olaya farklı açıdan bakmaya en azından düz bakmama mantığına yer vermiştir yazımın başındada dediğim gibi yazımı okuyanlara çok teşekkür ederim ve okuyacağınız saati bilmediğim için kendi yazdığım saati feyz alarak herkese iyi geceler dilerim…
Admin: Evet, ne yazık ki bunun hepsini okudum ben. Karikatürü okumayı pek öğrenememişsiniz. Oradan bir hakaret çıkabiliyor olsaydı o kadar linçe hevesli zat-ı muhterem durur muydu sizce?
13 Ekim, 2009 saat11:03
Merhabalar…
Benim size küçük bir önerim olacak ama değerlendirmek size kalmış…
Uzun zamandır mizah dergileri arasında kendini hem kalitesiyle hem de doğru mizah anlayışıyla kanıtlamış bir dergiye ihtiyaç vardı. Cafcaf dergisinin bu açığı kapatacak bi dergi olma yplunda yavaş ta olsa ilerlediğini görmek beni mutlu ediyor.
Açıkcası ben, derginizde ‘okur-çizerlerden gönderilenler’ gibi bir köşenin bulunmasını ve burda bazı okurların çizgilerine de yer verilmesini öneriyorum..
Bunun, derginin duruşunu güçlendireceğine inanıyorum..
Başarılar…
6 Kasım, 2009 saat01:25
İslam her dine her düşünceye hoşgörülü olan bir din değil mi?
diye sormuş biri . kişisel yorumumu getiriyorum. kişisel kelimesinin altını da anlamayacaklar için özellikle çiziyorum. evet islam”ın ve peygamberimizin dine ısındırma adına hoşgörülü eylemleri olmuştur, ama şununda unutulmaması gerekir ki dinimizin temel prensiplerine kökten etkili düşünce,idea,eylemlere İslam dini saygılı,hoşgörülü olmak zorunda değildir! olmamalıdır da. nasıl olsun ki? kendisi bambaşka bişey savunurken sonra neymiş efendim hoşgörülü olucakmış, yok öyle bi dünya! öyle yapsaydı da belli çevreler aa bu dinde ne çok ironi var diye ortalıklarda gezinirlerdi. Allah-u Teala affetmeyeceği en büyük günahın şirk olduğunu Kuranda pek çok ayette belirtirken bu ülkede atatürk resimleri,heykelleri vs. herşeyiyle atatürk putlaştırılmıştır. bu durumdan rahatsızım! sevmek ya da sevmemek meselesi değil! bu yapılanlara tepkiliyim! önderdir,ülkeyi kurtarmıştır şudur budur söylemlerinin yanı sıra bu adı geçen bi insandır. etten kemikten yaşamış ölmüş, bi fani yani. bide günümüze bakalım. bu yapılanlarla ne amaçlanıyor? bu insan ne yerine konulmaya çalışıyor? dünyanın hiçbi yerinde böyle bişey var mı? dünyanın başka yerinde kahraman yok mu, ülkesini çok seven insan yok mu? bi tek türklere mi has bu özellik. değil işte! insanların inançlarının içi boşaltılmaya çalışılıyor. sonrada bu boşluklar başka şeylerle dolduruluyor(birileri tarafından) kimi, ne yerine koyduğunuza, kimi ne kadar sevdiğinize dikkat edin! hayatta ölçü gerektirmeyen tek sevgi Allah sevgisidir, onun haricinde hiçbişey o kadar sevilemez, hiçbi kul bi ilahla boy ölçüşemez/ölçtürülemez. velhasılı kelam, ilahlık taslayanlarda, yansıtılanlarda toprağın altında yatmaktadırlar. ŞİRK öyle ince çizgidir, öyle dikkat edilmesi gerekir ki, SEVGİ anlayışınızı bi’ daha gözden geçirmeniz gerekir! kim ne kadar sevilmeyi hakediyor, kim haketmese de çok seviliyor, kim çok haketse de sevilmiyor, kimi niye seviyorsunuz, kimi niye sevmek zorundasınız, kimi sevmeseniz haksızlık olur, kimi sevmek istemesenizde sevmek zorundasınızdır, kimi sevmiyorum diyince mahkemelerde yargılanırsınızda, kimi sevdiğinizde aşağılanırsınız!zorla sevgi olur mu,gözüme gözüme dayatılan bunca resim ve putla, dayatmayla bi insan sevilebilir mi?! bi’ düşünün bakalım!…
9 Kasım, 2009 saat02:52
Öncelikle yazımın silinmemiş okunmuş admin tarafından cevaplanmış olmamasına çok sevindim tekrardan teşekkür ederim.
Halan daha duran bir yazımda Atatürk hakkındaki karikatür hakkında rahatsızlığımı dile getirmiştim, hakarattir demiştim. Yazıma verilen cevabın cevabını vermek üzere yazıyoum bu yazıyı.
Sayın admin lütfen yapmayın bu düşüncenin hakaret olduğunun kanıtı linçe hevesli insanların saldırısıyla mı birşey hakaret oluyor veya saldırmamasıyla olmaktan çıkıyor ? Bu düşünceye göre eğer o gerçekten hakaretse linç girişiminde bulunulurdu linç yoksa = hakaret değildir… Anladığım bu yanlış değil sanırım.
Bu düşünceye göre naziler yahudilere saldırdığı için yahudiler gerçekten kötü mü oluyor? Zamanında kürtçe yasaklığında demekki zararlıki yasaklandı mı? Bir insan hapse atıldığında kesin suçluki hapse atıldı? Suçsuz yere kaç yıl yatan bir ton insan yok mu? Yani demek istediğim ne zamandır birşeyin doğruluğu veya yanlışlığı bir olayın olmasına bağlanıyor? Yani size bir linç girişimi olunca mı “hımmm demekki hakaret etmişiz” diyeceksiniz? Bu olay olsada olmasada ona hakaret edip etmediğiniz kesinleşmez. Hakaret olup olmadığı konusunda farklı görüşler bir araya gelip tartışır evet hakaret veya hayır hakaret değildir denir. Tabi sonradan ama şu yönden hakaret değil veya şu yönden hakarettir diye karşıt bir görüş öne sürülebilir fakat hakaret olup olmadığı linç girişimiyle dergiye bir zarar gelmesiyle anlaşılmaz.
Bana karikatür okumayı öğrenenmemişsiniz demişsiniz. Bunu krımıyacak bir biçimde daha yumuşak söyenemizi böyle keskin şekilde söylememenizi yeğlerdim. Size “Sen mi öğreteceksin bana karikatür okumayı!” gibi saçma birşey demiyeceğim. Tabiki hayatta yanlışlarımız ve doğrularımız vardır. Belkide gerçeten bunca yıldır karikatür okumama rağmen okumayı öğrenememiş belki bu karikatüre mahsus bir anlama hatası veya kafam başka yerdeyken okumuş anlayamamış gibi birçok şeyde ihtimaller dahilinde, olabilir.
Fakat bence bu şekilde büyük bir önderi tapılacak bir put şeklinde çizmek veya bunu ima etmek bir hakarettir. Tabi düşünce tarzıdır o öyle değilde şu şekilde falan şeklinde yumuşatılabilir. Fakat bu yumuşatılmış seviye yanlıştan aşağıya inemez. Eğer öyle diyorsanız bu şekilde bir konuda böyle bir üslub kullanmak yanlıştır. Bu çok ağır ve çok rahatsız edici bir üslubtur. Tabiki karşıt görüşler olacak tüm dünyayı rahatsızlık edecek bile olsa mizahçı, sanatçı…vb. kimseler onlara karşı ayakta durmayı bilmeli. Fakat öyle hassas öyle konular vardırki bunlarada saygıyla yaklaşmayı ve gidip duracağı yeri bilmeli. Konturolsüz güç güç değildir lafını birkez daha söylüyorum.
Umarım bu yazımda okunur ve cevaplanır yine şimdiden teşekkür ederim. Bu arada tavsiyem okuduğunuz yazıya üzülün fakat okuduğunuz için üzülmeyin. Okumak her zaman için güzeldir. Düşünceler ne kadar zıt, anlatımlar ne kadar sert olsa bile… (Son ifadeyi kendi yazımı düşünerek değil genel olarak söyledim)
13 Kasım, 2009 saat14:30
Cenk Şen demişki: “Bakın sevgili cafcaf çizerleri, yönetimi, yetkili bakacak kim varsa bizim eve ben okula başlamadığım dönemden beri mizah dergisi girer ben okuma yazmayı mizah dergileriyle öğrendim sizde yeni ve kendi görüşünüz açısından güzel bir dergisniz lütfen bir düşünce bir yaşam tarzını savunurken başka bir düşünceye hakaret etmek küçük düşürmek veya yanlış göstermek ne kadar doğrudur? İslam her dine her düşünceye hoşgörülü olan bir din değil mi? öyle demiyormuyuz öyle demiyr musunuz öyle değil mi zaten? ”
hm hmm, bari tapıyoz diyinde rahatlayın!boşuna kasmayın kendinizi(:
21 Kasım, 2009 saat23:19
Logosunu yaptığım ve birkaç sayısının tasarımını Asım Gültekin abinin hatrına gece gündüz demeden tasarladığım dergi…